Anasayfa Haberler "GÜVEN VE İSTİKRAR"
11 | 03 | 2010
Anamenü
Genel
Projelerimiz
Site Ekle
Anketler
Ekonomik Veriler ?
 
Kimler Çevrimiçi
Şu anda 17 ziyaretçi çevrimiçi
"GÜVEN VE İSTİKRAR" PDF Yazdır E-posta
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) önderliğinde Türkiye’nin en büyük işveren, esnaf ve işçi örgütlerinin başlattığı, “Kriz Varsa Çare De Var” seferberliğinde üçüncü haftanın mesajı, Ankara’da Koç Müzesi’nde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve tüm başkanların katıldığı bir basın toplantısı ile kamuoyuna duyuruldu. Toplantı sonrası, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve tüm başkanlar Çıkrıkçılar Yokuşu’nda alışveriş yaptı.

Ülkemizde iç pazarı canlandırmayı hedefleyen TOBB, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, TESK, TİSK, KAMU-SEN, TİM, TÜSİAD, MÜSİAD tarafından başlatılan, TÜRKONFED, AMPD, Ankara Giyim Sanayicileri Derneği, DEİK, TİKAD, BMD, TÜMSİAD, BAKTAD, MOBİSAD, OSBÜK tarafından kurumsal destek gören; çok sayıda şirketin de kampanyalarıyla desteklemeye başladığı seferberlikte, ilk hafta tüketiciye, “Eve Kapanma Pazara Çık” diye seslenilmişti. İkinci hafta ise, “Kimse İşini Kaybetmesin” mesajı verilmişti.

5 hafta sürecek olan kampanyada üçüncü hafta ise “Güven ve İstikrar” sloganıyla başladı.

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşması şöyle:

“Bundan iki hafta önce, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşları olan HAK İŞ, TÜRK İŞ, TESK, TİSK, KAMU SEN, TÜSİAD, MÜSİAD ve TİM’in katılımıyla“Kriz varsa çare de var!” seferberliği başlatmıştık. Platformumuz, TÜRKONFED, AMPD, DEİK, TİKAD, TÜMSİAD, BAKTAD, MOBİSAD ve OSBÜK’ün katılımıyla genişledi. Bakınız platformlara sığmaz hale geldik.

Üreten Türkiye Platformu’nun bütün katılımcılara açık olduğunu bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Bugün, kampanyamızın Türkiye’nin dört bir tarafından katılımlarla büyüdüğünü görüyoruz. Türkiye’nin dört bir yanı afişlerle süslendi. Şehirlerin Belediye Başkanları, Valileri, Oda Başkanları beraberce sokaklara çıkıyorlar, alış veriş yapıyorlar. Malatya’da, Denizli’de, Artvin’de, Diyarbakır’da, Yozgat’ta, Tokat’ta, Ağrı’da, Trabzon’da, bugün Ankara ve Erzincan’da herkes seferber olmuş durumda. Bir ve beraber olarak Anadolu krize meydan okuyor. Kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Tabi bu nokta da verdikleri desteklerden dolayı, Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Ana muhalefet partimizin Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’a, muhalefet partimizin Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye ve Sayın Bakanlarımıza, ayrıca teşekkür ediyoruz.

Başbakan Yardımcımız Sayın Ali Babacan, Sayın Valimiz ve Belediye Başkanımız bizleri yalnız bırakmadı. Onlara da ayrıca teşekkür ediyoruz. Bildiğiniz üzere kampanyanın ilk mesajı olarak tüketicilere “eve kapanma pazara çık” dedik. İkinci haftanın sloganını, “kimse işini kaybetmesin” olarak belirledik. İlk iki haftayı geride bırakırken tüm sektörlerden, her ölçekte çok sayıda firmanın, kampanya afişlerini gerek işletmelerinde, gerekse reklamlarında kullandıklarını görüyoruz. İlave indirimler başlattıklarını memnuniyetle izliyoruz. Göle attığımız taşın etkilerinin dalga dalga yayıldığını görmek bizleri memnun ediyor.

Her ülke için, yaşanan küresel kriz ortamından çıkışta anahtar sözcük güvendir. Zira işsizler ordusunun büyüdüğü, firmaların kapandığı ülkelerde, insanlar ayaklarının altındaki zeminin kaydığı hissine kapılır. Yani yarınına güvenle bakamaz. İnsanların yarına olan güvensizliği, çaresizlik duygusunu besler. Kısaca, kısır bir döngü yaşama hâkim olur. İşte bu masanın etrafında oturan bizler, ülkemizin böyle bir kısır döngüye girmesini önlemek için bir adım attık. “ Kriz varsa çare de var “ dedik.

Çareye odaklı bir tartışma süreci başlattık. Amacımız, bu kısır döngüden kurtulmak için herkesin çözümün tarafı olduğunu göstermekti. Bunu başardığımızı düşünüyorum. Güven unsurunun sağlanmasında hükümetimize de önemli görevler düşmektedir. Üç ay önce çeşitli sektörlerde başlatılan vergi indirimleri ile ilk adım atılmıştı. İki gün önce açıklanan yatırımı-üretimi, istihdamı ve bölgesel kalkınmayı teşvik eden düzenlemelerle, eksiklikleri de olsa, ikinci adım atıldı. Bundan sonra bu iki adımı tamamlayacak, üçüncü adım, istikrarın orta vadede sağlanacağını gösteren, yeni bir mali programdır. Bu üç ayak birlikte oturtulduğunda, Türkiye yeniden yüksek büyüme sürecine geçişi sağlayacaktır. Krizden çıkışın yolu, bu üç temel direk üzerinde Güven ve İstikrarı yeniden tesis etmekten geçiyor.

Ancak güven ortamı sağlandıktan sonra, kısa dönemli ve gelip geçici bir iyileşme izlenimi olmaması için de, istikrar çok önemlidir. Yani sürekli güven ortamının sağlanması, siyasi ve ekonomik istikrara bağlıdır. Güven ve istikrar sağlıklı toplumun çimentosudur. Krizden çıkış için en önemli varlığımızın iç pazarımızın büyüklüğü olduğu bugün tüm Türkiye’de konuşulmaya başladı. Tüketicilerimize kendine güven duygusunu aşılamadan krizden çıkışın mümkün olmadığını artık herkes kabul ediyor. Sahip olduğumuz potansiyeli harekete geçirmek için önce istikrara ihtiyacımız olduğunu belirtmek isterim.

İstikrar hissi ne zaman kaybolduysa bedelini çok ağır ödedik. 90’lı yılların izleri hafızalarımızdan henüz silinmedi. Başka ülkeler hızla gelişirken, istikrarsızlık sebebiyle yerimizde saydığımızı unutmadık. İstikrarsızlıkla dolu yılların ardından 2001 krizini yaşadık. Kriz ertesinde atılan olumlu adımlarla birlikte, istikrar hissinin en yaygın olduğu dönemde büyüme hızımızı yüzde 9’lara çıkarttığımızı, istikrarı kaybettiğimizdeyse yeniden yerimizde saymaya başladığımızı çok iyi biliyoruz. Bu gerekçeyle, üçüncü haftanın teması “güven ve istikrar” olsun istedik. İstikrar hissi yaygınlaşacak ki, tüketiciler gelir akımlarının devamlılığından şüphe duymasın.

Tüketici kendine güvenecek ki, iç pazar canlansın. İç pazar canlanacak ki, dış pazarların daraldığı bir ortamda krizin yaraları daha çabuk sarılabilsin. Hükümetimizin en son açıkladığı pakette yer alan toplum yararına çalışma programları, iç talebi canlandırmak için doğru yolda atılmış önemli bir adımdır. Hiç suçu olmadığı halde, kriz nedeniyle işsiz kalan insanlarımıza destek vermek aynı zamanda sosyal devlet olmanın da bir gereğidir. Esnaf, işçi ve memurun gözetildiği yeni önlemlerle sosyal koruma devam ettirilmelidir. Uygulamada aksaklıkların yaşanmamasını, ihtiyaç sahiplerinin bu imkândan hakça yararlanmalarını umut ediyoruz.

Uzun zamandan beri dile getirdiğimiz, KOBİ’lere yönelik kredi garanti desteğinin çerçevesinin belirlenmesi sevindiricidir. Bu olumlu havanın uygulama aşamasında da hiçbir sorunla karşılaşılmadan devam etmesini diliyoruz. Krizle mücadele için atılması gereken adımları tamamlamış değiliz. Özellikle, iç pazarı hareketlendirmek için önlem almaya devam etmeliyiz. ÖTV ve KDV indirimlerine devam edilmelidir. Özellikle, mevsimsel olarak talep artışı beklenen sektörlerde söz konusu uygulamalar başlatılmalıdır.

Otomotiv sektörüne getirilen vergi indirimleri ile oldukça iyi sonuçlar elde edilmiştir. Araba satışlarının, taşıt kredisi miktarındaki gerilemeye rağmen artması, tüketicilerin alım fırsatlarını değerlendirdiğini göstermiştir. Bu dönemde herkes kazanmıştır. Sanayicinin, tüccarın satışları artmış, tüketici istediği arabaya uygun koşullarla kavuşmuş, işçi işinden olmamış, kamunun vergi gelirlerindeki düşüş sınırlandırılmıştır. Biz, bankalar ve şirketlerimizle bu seferberlik çerçevesinde daha nelerin yapılabileceğini görüşüyor, tartışıyor ve ortak bir yol belirlemeye çalışıyoruz.

Hükümetimizin de kamu maliyesi konusunda ne yapacağına karar vererek yolumuzu aydınlatmasını bekliyoruz. Alınacak tedbirlerin bütüncül bir şekilde ortaya konması ekonomiye duyulan güveni arttıracaktır.

Bugün burada, pek çok konuda farklı düşünsek de, Türkiye’nin en önemli meselesinde birleşebileceğimizi gösterdik. Bugün ekonomi Türkiye’nin birinci gündem maddesi olmuştur, krize karşı çare tartışılmaya başlanmıştır, alınan önlemler hız kazanmıştır. Dünya’da bir ilk olarak, 19 farklı sivil toplum örgütüyle, çok güçlü bir sivil çare arayışını ortaya koyduk. Bu girişim krize karşı sivil bir duyarlılık girişimidir. Bu direnç çare üretmeye devam edecek. Biz kriz varsa çare de var diyoruz. Biz krize yenilmeyeceğiz diyoruz. Türkiye’nin yüzü gülecek diyoruz. Hükümetimiz toplumun bütün kesimlerine desteğini sürdürmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı güven ve istikrardır.” '

'TEK GÜÇ 72 MİLYONLUK TÜRKİYE. HEDEF, BU DİNAMİĞİ HAREKETLENDİREREK EKONOMİK GÜCÜMÜZÜ KAYBETMEMEK''

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, kampanya çerçevesinde her hafta ayrı bir mesaj verdiklerini hatırlattı.

Bir gazetecinin, Kamu-Sen'in protesto etmesi nedeniyle toplantıya katılmadığını söylemesi üzerine Hisarcıklıoğlu, Kamu-Sen'in üreten Türkiye'nin platformu olmaya devam ettiğini ve böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.

Hisarcıklıoğlu, geçmişte yaşanan krizlerde ihracatın, krizin daha rahat atlatılması için katkı sağladığını, bu kez küresel krizle karşı karşıya olunduğunu belirterek, şöyle devam etti: ''Elimizde geriye kalan mekanizma, tek bir güç 72 milyonluk Türkiye. Bu dinamiği hareketlendirerek, ekonomik gücümüzü kaybetmemek. Hedef bu. Bütün dünya zengin olmak istiyor siz de, biz de, 72 milyon zengin olmak istiyor. Bunun da yolu paranın el değiştirmesi. Ekonominin ana kuralı bu. Para el değiştirmeden zengin olmak mümkün değil.

Kriz var diye alışveriş etmezsem, esnaf kepenk indiriyor, tüccar kepenk indiriyor, tüccar kepenk indirdiğinde, sanayiciden mal almıyor. Sanayici mal üretemeyince işçisini işten çıkartıyor. Herşey birbirini ya artı yönden destekliyor, ya menfi yönden destekliyor. Onun için elimizde tek gücümüz var 72 milyonluk Türkiye'nin tüketim gücünü hareketlendirmek.

'' Türkiye'de, 3 kesimin bulunduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, bunları parası olup tüketen, parası olup tüketmeyen ve dar, sabit gelirli ve işsiz olan kesim şeklinde sıraladı.

Hisarcıklıoğlu, KDV ve ÖTV indiriminin eldeki ve evdeki tasarrufu ekonomiye kazandırdığını kaydederek, dar ve sabit gelirliye, işsizlere de harcama imkanı verecek mekanizmanın kurulmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Kendilerinin, tüketimi arttırmak için ne olabiliri düşündüklerini ve ABD'deki harcama uygulamasını önerdiklerini anlatan Hisarcıklıoğlu, açıklanan paketin de harcama çekine benzer mekanizmalar getirdiğini kaydetti.

TOBB Başkanı, Toplum Yararına Çalışma Desteği ile 120 bin kişiye kısa dönemde iş imkanı sağlandığını, ilave istihdam ve işsizlerin meslek sahibi olabilmeleri için eğitim olanağı yaratıldığını söyledi. Hisarcıklıoğlu, ''Bu da harcama çekine benzer mekanizmalardan biri. Bunların devamına ihtiyaç var. Esas olarak insanların cebine bir miktar para girmesi ve bunu harcamaya yöneltmesiydi. Başbakanın söylediği ile bizim söylediğimiz birbirine ters düşmüyor'' diye konuştu.

 
Resimlerle Karaman
Duyurular
TÜRKİYE TACİKİSTAN VİZE MUHAFİYETİ

İSLAM TİCARET VE SANAYİ ODASI TİCARETİ TEŞVİK ETME ÖDÜLÜ

TÜRKİYE-AVUSTURYA KEK TOPLANTISI

IRAK İLE OLASI İŞBİRLİKLERİ

ATIK YAĞ BEYAN FORMLARI

TACİKİSTAN DUŞANBE FUARI VE TÜRK-ORTA ASYA İŞ FORUMU

TÜRK – KOSOVA İŞ FORUMU

ŞİLİ BÜYÜKELÇİLİĞİ TİCARET BÖLÜMÜ

İŞYERİ KAPANIŞ SAATLERİ

TEHLİKELİ ATIK BEYAN SİSTEMİ

Finans
doviz_imkb_altn_erobond-joomlatime.com
Bankalar
Untitled Document
Yerel Basın Linkleri
Karaman Yerel Linkler
Karaman

Get the Flash Player to see this player.
Hava Durumu
Ismet Pasa caddesi No: 17/ KARAMAN
Tel : (+90 338) - 213 10 21 - 214 98 00
Faks : (+90 338) - 213 00 67
E-Mail : ktso@ktso.org.tr
karamantso@tobb.org.tr